Her ne kadar bu mekanı yaratmadaki yaratıcılığı isim seçerken kullanamamış olsalar da, gitmeye görmeye ve de eğlenmeye değer bir yer.
Koko üç kattan oluşan artık Pub mu dersiniz gece kulübü mü dersiniz, ikisinin karışımından oluşan bir yer. Alt katı kulüp üst katı gürültülü pub olarak algılayabilirsiniz, ama kayıtlara kulüp olarak geçmiştir. Gece kulübü deyince, aklına hemen Anjelique veya Reina gelebilir ama onlarla karşılaştırma tabi.. Öyle deniz kıyısında, kalitenin havada (paranın da) uçtuğu bir mekan değil burası. Tipik bir İngiliz eğlence anlayışına uygun, herkesin içip içip dans ettiği, belli bir noktadan sonra insan nefesi ve metrekare başına 5 kişi düştüğü için sıcak basan bir dans pisti var. Hava almak için veya sigara içmek için biraz uğraş katederek dışarı çıkmanıza neden olacak bir yer. Alkol alınca, sigarasız yapamayan insanlardan biriysen şayet...
Zaman zaman konserlerle ziyaretçilerini coşturuyor, kimi zaman da DJ performanslarıyla kendini farklı kılmaya çalışıyor Koko. Yukarıdaki resimde de görüldüğü gibi, büyük bir opera salonunu andıran yapısı, ve alt katın sadece dansa ayrılması, birden fazla amaca yönelik olduğunu gösteriyor. Konserlere giriş için ekstra bir para ödemek gerekiyor, fakat mekana giriş 10'dan önce ücretsiz. Eğer 10'dan sonra girersen de £10 ödemen gerekiyor.
Giriş için son ve önemli bir hatırlatma daha, elinde veya mailinde davet aldığına dair kanıt olması lazım. Bu nasıl olacak? Örneğin ben gideceğim, arıyorum telefonla, bana mail yolluyor Koko. Sen de benle gelmen gerekiyorsa, benim seni davet etmem gerekiyor. Ya da sen bir yığın bürokratik protokolden geçmen gerekiyor. Öyle elini kolunu sallayanı almıyorlar. İyi mi kötü mü sen karar ver. Öyle kapıya gelince, ben Bülent Abi'nin yakınıyım demekle olmuyor, ya da kapıdaki güvenliğin eline bir yüzlük sıkıştırmakla da tabi.
Giriş için son ve önemli bir hatırlatma daha, elinde veya mailinde davet aldığına dair kanıt olması lazım. Bu nasıl olacak? Örneğin ben gideceğim, arıyorum telefonla, bana mail yolluyor Koko. Sen de benle gelmen gerekiyorsa, benim seni davet etmem gerekiyor. Ya da sen bir yığın bürokratik protokolden geçmen gerekiyor. Öyle elini kolunu sallayanı almıyorlar. İyi mi kötü mü sen karar ver. Öyle kapıya gelince, ben Bülent Abi'nin yakınıyım demekle olmuyor, ya da kapıdaki güvenliğin eline bir yüzlük sıkıştırmakla da tabi.
Fiyatları TL'ye çevirerek düşünürsen Taksim, Cihangir, Asmalı normlarında. Londra gece kulübü standartlarına göre de ucuz bir yer. Bir birayı £4'a alman mümkün. Yalnız unutmaman gereken bir şey, eğer aşağıda dans edeceksen eşyalarını vestiyere vermen şart, çünkü eşyalarını koyacak hiç bir yerin yok. Beline bağlayarak, omzuna asarak karizma yapmak da bir yere kadar. İlerleyen saatlerde ağırlık yapacağını sen de biliyorsun onların. Pintilik etmeyip, £1.5-2 vereceksin artık.
Hani derler ya, kıç kıça, aynen öyle oluyorsun alt katta. Gece 12'ye doğru, büyük (muhtemelen 4-5 balon büyüklüğünde) balonları havaya fırlatıyorlar, herkes kendinden geçip onlara vurmaya çalışıyor. Çocuk gibi kendini kaybediyorsun, "Balon mu öf , bir bu eksik, ne kadar eziker" deme. Görürüm seni gittiğinde oraya.. İçindeki çocuk biraz dışarı çıkar fena mı. Kasıl kasıl kasılmaktan şekle girmiyor musun, sosyal baskıdan çoğu yerde.. İçindeki çirkefi dışarı çıkarma ama çünkü millet balona vuracağım diye, sana da vurabilir, diyeceğin şey, "No worries, mate" olsun.
Hani derler ya, kıç kıça, aynen öyle oluyorsun alt katta. Gece 12'ye doğru, büyük (muhtemelen 4-5 balon büyüklüğünde) balonları havaya fırlatıyorlar, herkes kendinden geçip onlara vurmaya çalışıyor. Çocuk gibi kendini kaybediyorsun, "Balon mu öf , bir bu eksik, ne kadar eziker" deme. Görürüm seni gittiğinde oraya.. İçindeki çocuk biraz dışarı çıkar fena mı. Kasıl kasıl kasılmaktan şekle girmiyor musun, sosyal baskıdan çoğu yerde.. İçindeki çirkefi dışarı çıkarma ama çünkü millet balona vuracağım diye, sana da vurabilir, diyeceğin şey, "No worries, mate" olsun.
Müzik tarzına gelince, öyle ölümcül bir cinconluk yok. Yeri geliyor, Bon Jovi de çalıyor, Vaya Con Dios da çalıyor. Ama sıkılmıyorsun kesinlikle. Zamanla üst kattan alt katlara doğru bir kayış oluyor. Zaman geçtikçe doluyor. Ama burası İngiltere, öyle sabah 5'e kadar hemen hemen hiç bir mekan dolu değil. Saat 2-3 dedin mi ayyaş İngilizler yavaştan evlerine dönmeye başlıyorlar.
Yerine gelince de oldukça merkezi bir yer olduğunu söyleyebilirim. Camden High Street üzerinde, aşağıdaki linkten ulaşabilirsin.
Hani soracaksın, gitmeli miyim diye, bence bir geceni ayır, değişiklik olur. Beğenmezsen çıkarsın. Tabi önce içeri girmen lazım. Hem davetiyen olacak, hem de o uzun kuyrukta en az 15 dakika bekleyeceksin... Ama değer
Hani soracaksın, gitmeli miyim diye, bence bir geceni ayır, değişiklik olur. Beğenmezsen çıkarsın. Tabi önce içeri girmen lazım. Hem davetiyen olacak, hem de o uzun kuyrukta en az 15 dakika bekleyeceksin... Ama değer

0 yorum:
Yorum Gönder